Bugün: 14.10.2019 - Pazartesi - saat: 17:00:14  

Mesajlar

Mail, mesaj, faks, mektup, telefon yoluyla veya yüz yüze sözlü olarak olumlu geri bildirimde bulunup çalışmalarıma destek veren sevgili okuyucularıma gönülden teşekkür ediyorum. Ayrıca kitaplarımı okuyarak başkalarına tavsiye eden değerli okuyucularıma da içtenlikle şükranlarımı sunuyorum...

 


Bugün
29
 
Toplam
246656
 
Aktif Ziyaretci  
1
  Kişi

TUNCER ELMACIOĞLU'NUN KİTAP SİTESİNE HOŞ GELDİNİZ!

Anlaşma Sanatı

Anlaşma Sanatı
  • Şunu belirtelim ki “Anlaşarak Mutlu Yaşayın” adıyla piyasaya çıkıp çok ilgi gören bu kitap güncellenip düzenlenerek yeni yayınevimizde “Anlaşmanın Dili” adıyla yayımlanmaya karar verilmiştir.
  • İnsanlık tarihinde ilkel insandan günümüzün modern insanına kadar herkes diğerleriyle anlaşabilmenin yollarını aramıştır. İlkel insan, sadece beden diliyle anlaşmaya çalışıyordu. Günümüzün modern insanı ise, beden dilinin yanı sıra konuşma dilini de en etkili şekilde kullanmaya çalışıyor.
  • İletişimin temel amacı anlaşmaktır. Bu yüzden hepimizin anlaşmanın dilini öğrenmemiz lazım.
  • Anlaşmak, en az iki kişinin karşılıklı olarak ortak karar vermesidir.
  • Anlaşmanın can damarı, tarafların birbirlerini zarara uğratmayacak şekilde ortak çıkarlarda buluşmasıdır. Her anlaşma, tarafların kazançlı çıkmasıyla sonuçlanır.
  • Anlaşmanın sağlandığı ortamlarda anında pozitif enerjiyle dolu bir atmosfer oluşuverir. İnsanlar rahatlayıp derin bir nefes alırlar. Örneğin tartışmalar anlaşmayla sonuçlandığında yürekler ferahlar!
  • İnsanlarla anlaşmanın dilini öğrenirsek, mutluluk ve başarı yolunda da önemli mesafeler alırız.
  • Eğer insanlarla sürekli çatışıyorsak, iletişim becerilerimiz yeterince gelişmemiş demektir. İnsanlarla anlaşabilmek için her şeyden önce iletişim becerilerimizi geliştirmeliyiz.
  • Her ailede geçinilmesi zor insanlar vardır. Bunlar atsan atılmaz, satsan satılmaz. Bir şekilde onlarla iletişimi sürdürmek zorundayız. Şüphesiz ki onlarla iletişimi keserek de hayatımızı sürdürebiliriz; ama bu şekilde mutsuz oluruz!
  • Sözlü saldırılara hedef olmak, günlük hayatta hepimizin sıkça karşılaştığı bir durumdur. Bu tür saldırıları savuşturmak için bazı iletişim tekniklerini öğrenip kullanmamız lâzım.
  • İlişkilerde karşıdakinden istenileni alabilmek için genellikle şu üç yöntemden biri kullanılıyor:
  • 1.Korkutup güç kullanarak sindirmek
  • 2.Yalvarıp yakararak duygu sömürüsü yapmak
  • 3.Ortak çıkarlarda buluşmak
  • En ideali, karşıdakiyle ortak çıkarlarda buluşarak istediğini almaktır. Bu, her iki tarafın da kazançlı çıktığı bir ilişkidir.
  • Anlaşmak için karşılıklı çaba gösterilmesi lazım. Çünkü tek taraflı çaba her zaman istenilen sonucu vermeyebilir.
  • Unutmayınız ki en kötü anlaşma bile anlaşmamaktan iyidir!
  • İnsanlar dünya hayatında duygusal acıları daha çok birbirleriyle anlaşamadıkları için çekiyorlar. Birçok küskünlüğün, çatışmanın, boşanmanın temel nedeni anlaşamamaktır.
  • Dünyamızda anlaşanlar birbirine yakınlaşırken, anlaşamayanlar birbirinden uzaklaşıyor. Birbirini seven kimselere nedenini sorduğunuzda, “çok iyi anlaşıyoruz.” derler, birbirinden uzak duran kimselere nedenini sorduğunuzda “anlaşamıyoruz” derler.
  • Birçok sorunumuzu anlaşma dilimizi geliştirerek çözebiliriz.
  • Çağımızın bir adı da iletişim çağıdır. Bu çağda tüm insanların iletişim becerilerini geliştirmeleri gerekiyor. Eğitim sistemleri de insanların bu ihtiyacını karşılayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.
  • Günümüz eğitim sistemleri dil öğretimini sadece “okuma, yazma, gramerle” sınırlamaktadır. Oysa dil öğretimi bunların yanı sıra öğrencilere “iletişim tekniklerini” öğretmek, “iletişim becerileri” kazandırmak gibi alanları da kapsayacak şekilde genişletilmelidir.
  • Ne yazık ki iletişim okullarda yeteri kadar öğretilmiyor. Bu nedenle insanlar, kendilerine kötü davranıldığında ne yapacaklarını şaşırıyorlar! Çoğu zaman ya aynı şekilde mukabele ediyorlar ya da susup acı çekiyorlar.
  • Günümüzde artık gerek bireysel anlaşmalar, gerekse toplumsal anlaşmalar daha çok iletişim ustalığına dayanıyor.
  • Çağımızda ekonomik işbirliği de ‘anlaşma kültürü’ üzerine bina ediliyor. Nitekim İngiliz Başbakanı Tony Blair, Avrupa Birliği ülkelerine yönelik yaptığı bir konuşmada,
  • “Bizim atalarımız 1000 yıl boyunca birbirini asıp kesti! Günümüzde işbirliği yaparak ortak çıkarlarda buluştuk. Bunu uzlaşma kültürümüzü geliştirerek başardık. Bugünkü AB uzlaşma kültürünün bir ürünüdür. Bu işbirliğinden tüm üye ülkeler kârlı çıkıyor. Bugünkü Avrupa Birliği “anlaşma kültürü” üzerine bina edilmiş, bütün üye ülkelerin kazançlı çıktığı bir birlikteliktir...” dedi.
  • Gerçekten de ilişkilerde birbiriyle anlaşan kişiler, gruplar, ülkeler hep kârlı çıkıyor.
  • Bütün bireysel çatışmaların ve toplumsal çatışmaların temelinde anlaşamamak yatıyor. İnanıyorum ki dünyamızda kavgaların ve savaşların azalması, ancak anlaşma kültürünün güçlenip yaygınlaşmasıyla mümkün olacaktır. Üstelik insanlık tekâmülünü anlaşma kültürünü geliştirip yaygınlaştırmakla tamamlayacaktır.
  • Bireysel olarak hem kavga etmeden yaşamak hem mutlu olmak anlaşma dilini öğrenip uygulamaktan geçiyor.
  • Şu da bir gerçek ki gelişmiş insanlar ve gelişmiş toplumlar anlaşmaya daha yatkın oluyorlar.
  • İnanıyorum ki bu kitaptaki iletişimle ilgili bilgilerin bir kısmını bile hayatına uygulayan insanın aile, iş ve sosyal hayatında olumlu değişiklikler olacaktır.
  • Hayatta en önemli şeyin insan ilişkileri olduğunu öğrendim. Bu çalışmayla önemli bir konuda hem kendimi hem de okuyucularımı geliştirmek istedim.
  • Aslında ben, önemli bir konuda eksiklerimi ve kusurlarımı fark edince, o konuda bir kitap yazmaya karar veriyorum. Sonra o konuya odaklanarak geniş bir araştırma yapıyorum. Daha sonra kitabı yayına hazırlarken edindiğim bilgileri de günlük hayatımda uygulamaya çalışıyorum. Ve o konuda kendimde olumlu değişimlerin olduğunu fark ediyorum. Bu kitabın anlaşmanın dilini öğrenmede hem kendime hem okuyucularıma yararlı olmasını diliyorum.